15 Kasım 2013 Cuma

BENİM ADIM KEDİ


Bir karında ki 4-5 bebekten biriydim. Gün geldi açtım gözlerimi hayata. Korkuyordum, üşüyordum. Annemin sıcak tüylerine sokulup ısınmak, memede bir yer bulup karnımı doyurmaktı niyetim.

Dilim güçlü değildi daha annem yalayarak temizliyordu beni. Ben onu izleyerek öğrendim temizlenmesini.

Gün geldi ayırdılar bizi. Aldılar annemin güvenli kollarından. Bir kafese kapadılar, içeride tanımadığım onlarca kedi. Beklemeye başladım neyi beklediğimizi bilmeden. Gelip gidip bakan insanlar, çocuklar oluyordu bize. Bazen ağlıyordu çocuklar, başları bize doğru kalıyordu anneleri onları çekiştirirken.

Öğrenmiştim artık. Gelenlere sevdirmeliydim kendimi. O pire dolu huysuz kedilerle aynı ortamda yaşayamazdım. Hele birde bir oğlan vardı bizden iri durup durup pis pis bakıyordu bana. Sanırım niyeti belli…

Gelen bir çifte sevdirdim kendimi. Aldılar beni yanlarına, artık özel bir odam vardı. Bir de sallamadan taşısalar. ‘’Ayaklarım var benim yürüyebilirim’’ dedim ama dinlemediler. Kime diyorum maaaaav maaaaav.

Koca yuvarlaklara saklardı annem bizi, şimdi bir yuvarlaklı şeye bindirdiler beni. Gidiyoruz ama nereye? Sanırım annemden çok uzağa…

Ben odama sinmişken açtılar kapımı. Şirin şirin çık diyorlar. Korkuyorum oysa. Kafamı çıkarıyorum önce, hemen geri kaçıyorum.  Gözüme kestiriyorum ilk pusuyu hızla kaçıp saklanıyorum oraya. Beni yok sayıyorlar bir süre bende keşfe çıkıyorum her yeri. Yavaş yavaş dolaşıp ezberliyorum her soteyi.

Haftalar sonra bir güven gelmiş bana. Ne desem yapıyorlar. Mama desen;  yediğim önümde yemediğim… hiç olmadığı için oda midemde..

Oyundu, uykuydu geçiyor günler. Sık sık kaşıtıyorum kendimi. Ben gurluyorum, onların bir hoşuna gidiyor sormayın gitsin. Arada misafirlerinin gelmesine izin veriyorum. Çok sinirimi bozan olursa, gıcır gıcır ayakkabılarına bir diş darbesi hemen kalkıp gidiyorlar. İnatçı çıkıyor bazıları. Onların da ayakkabılarına artık çiştir, kakadır Allah ne verdiyse… Sevdiklerim de olmuyor değil. Annem top atıyor bende gidip getiriyorum, atlayıp tutuyorum falan işte. Maksat anneye güzellik olsun…

Yeni annem kızıyor, bazen bağırıyor. İki dakika bekleyip gidip gurlayarak bacaklarına sürtününce bir şey kalmıyor. Yine çıkıyorum kucağına saatlerce seviyor beni. Onlar üzülünce anlayıp şirinlik yapıyorum, hastalanınca başlarında bekliyorum. Ne yeseler bir bakmak dahası tatmak istiyorum.

Camın önünde yer yaptılar bana. Oradan dışarıyı seyrediyorum. Dışarıda bağıran kediler oluyor bazen, üzülüyorum. Hele yağmur yağarsa içim gidiyor. Annem geliyor yanıma sanki anlamış içimdekileri. Şanslısın diye seviyor beni. Onlarda şanslı olsun istiyorum oysaki. Ben maav diyorum annem hepsini alamayız diyor anlamışçasına. Süslü arkadaşların alsın onları da diyorum. Duymuyor beni.

Benim adım kedi. Bir eve alınmış şanslı ve mutlu kedilerden sadece biri. Peki ya diğerleri…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder